düşmansız savaşlardan geriye kalan,sokak isimleri,birkaç kahramanlık edebiyatı,sahte gözyaşları ve kotarılan birkaç bin oy..ana ocağına düşen ateş,düşmüyor kimsenin ocağına.sofrada hissedilen eksiklik,hissedilmiyor kimsenin yüreğinde.
birkaç günlük fasıldan sonra herkes kendi aleminde devam ediyor hayata..
peki ya evladını veren o aile.her sofraya oturuşta hissedilen ve acı dolu yutkunmalara yol açan o eksiklik.kim ne kadar hissederse hissetsin,ateşin düştüğü yer ile ateşi ocağında bulan arasında herzaman tahayyül edilemeyecek kadar fark vardır..
ve kimse kusura bakmasın,türkiyenin en transeksüeline yüklenenler gibi midesinden bağlı değilim bu ülkeye.
ve "kimi vatanseverler ",buna "ister askerlikten sogutma" ister "tsk'yı karalama" isterlerse "vatan haini" desinler.ne deseler desinler hepsini reddetmekle birlikte artık bitsin bu danışıklı dövüş diyorum!
ey,midesiyle düşünüp,midesiyle hissedenler! bırakın artık başka canlar üzerinden menfaat sağlamayı,kandan beslenmeyi bırakın!
ve siz ey,cihad'ı ve şehadeti sözlüklerden çıkaranlar! artık yeter şehit edebiyatı yaptığınız!
yüreğiniz yetiyorsa 'laik' olun ve en çıplak bir gerçekle "öldü" deyin!
gençler,baharlarına doy/a/madan ölüyor!
gençler,hayata doy/a/madan ölüyorlar!
analar,evlatlarına doyamadan toprak kana doyuyor!
bırakın artık şehitlik edebiyatlarını ve durdurun artık bu kanı!
ben bilmiyorum ama eğer varsa kanın bir "asil" olma durumu, o da damar/lar/da mevcut olsa gerek!